Ana içeriğe atla

Su Kirliliği

    Su kirliliği, su kaynağının, fiziksel, kimyasal, biyolojik, ekolojik ve radyoaktif özelliklerinin olumsuz yönde değişmesi ya da insan sağlığında, biyolojik kaynaklarda, suyun çeşitli amaçlarla kullanılmasında, su ürünlerinde ve kalitesinde doğrudan veya dolaylı olarak engelleyici bozulmalara sebep olacak maddelerin ve enerji atıklarının su kaynaklarına nüfuz etmesidir. Su insanlık ve doğa için hayati öneme sahip olan bitkilerinde yaşam kaynağıdır. Su bitkileri gelişimleri için sudan ve havadan karbon, azot ve fosfor gibi elementlere ihtiyaç duyar. Kirli sular bu maddelerce fazla kirli olduğundan bu ortamlardaki su bitkileri anormal büyür ve sulardaki çözünmüş oksijeni tüketerek suda yaşayan hayvanların ölümüne neden olurlar. Bu olay ise ötrofikasyon ile isimlendirilir.

Bu blogdaki popüler yayınlar

Sosyal Politika Endüstrileşme İlişkisi

     Endüstrileşme dünyanın siyasal, sosyal ve ekonomik tarihinde önemli değişimlere sebep olmuştur. Toplumsal yapıdaki köklü değişimlere ve sefalete zemin oluşturmuştur. Endüstrileşmenin daha insancıl olabilmesinde sosyal politika bir denge aracı olarak görülmüştür. Sosyal politika devletler tarafından uygulanan politikalar olarak tanımlansa da uluslararası kurumlar da son derece etki sahibidirler. Hatta bu konuda Dünya Sağlık Örgütü (WHO), IMF, Dünya Bankası, Birleşmiş Milletler vb. kuruluşlarda kararlar üzerinde etkili olmaktadır. İlk devletlerde dış tehditler önemli iken askeri gelişim önemsenmiştir ancak endüstri toplumu ile bu durum değişmiş devletin sorumluluk alanı genişlemiştir, sınıflar arası çatışmalarda etkin tehditler haline gelmiştir. Sonrasında yaşanan dünya savaşları ile sosyal politikalar toplumsal düzeni korumak amacıyla önem arz etmiştir. Kendi ihtiyacını karşılayamayan, bakıma ve desteğe muhtaç bireyler ile yeni ilişki ve politikalar oluşmuştur. Ulus d...

Çevre Tarihi Disiplini

     Çevre tarihi disiplini, 1960’lı ve 70’li yıllar arsında ortaya çıkan ve görece yeni olan bilimsel bir disiplindir. Dünya genelinde daha sık, karmaşık ve büyük ölçekli şekilde görülen çevre sorunlarına, hava ve su kirliliğine, sera gazı salınımına, iklim değişimi ve canlı türlerinin azalması, iklim değişiklikleri gibi tahribatların farkındalığı uluslararası gündeme taşınmıştır.

Çevreci Yaklaşımlar ve Ekolojizm

     Çevreci yaklaşımların ortak kaygısı çevre ve çevrenin korunup geliştirilmesidir. İnsan faaliyetlerinin ülkeler düzeyinde özellikle Sanayi Devrimi sonrası ekonomik büyüme ve kalkınmayı nceleyen yapısının doğal çevrede sebep olduğu tahribat ve bozulmalar, çevreci yaklaşımların düşünce düzeyinden, toplumsal hareketlere dönüşmesinde etkili olmuştur. Özellikle sanayileşmiş ülkelerin kalkınma faaliyetleri en büyük çevre tehdidini oluşturmaktadır.