Ana içeriğe atla

Çevre Sorunları ve Uluslararsılık

    Özellikle 2. Dünya Savaşı sonrası uluslararası toplumda artan çevre bilinci ve buna paralel gerçekleştirilen toplumsal hareketler uluslararası kuruluşları harekete geçirmiştir. Özellikle Birleşmiş Milletler bünyesinde ya da öncülüğünde düzenlenen organizasyonlarda sürdürülebilir bir kalkınma ve gelecek nesiller için yaşanabilir bir dünya bırakmanın yolları konusunda tartışılmış, ilkeler benimsenmiş ve eylem planları hazırlanmıştır. İnsan ve çevre ilişkilerinin çevre lehine düzenlenmesine yönelik gerçekleştirilen organizasyonlar sırasında alınan kararlar üye ülkelerinde katılım onayı ile yürürlüğe konulmuştur.

Bu blogdaki popüler yayınlar

Çevre Tarihi Disiplini

     Çevre tarihi disiplini, 1960’lı ve 70’li yıllar arsında ortaya çıkan ve görece yeni olan bilimsel bir disiplindir. Dünya genelinde daha sık, karmaşık ve büyük ölçekli şekilde görülen çevre sorunlarına, hava ve su kirliliğine, sera gazı salınımına, iklim değişimi ve canlı türlerinin azalması, iklim değişiklikleri gibi tahribatların farkındalığı uluslararası gündeme taşınmıştır.

Kamu Yönetimi ve Reformun

     Kamu yönetimi alanında yapılan reformların amacı genel olarak stratejik yönetimdir. Dünya’da yönetim alanı, Weber’in bürokrasi teorisindeki merkeziyetçi ve bürokratik sistemlerden daha özerk veya özel kurumlara doğru değişmektedir. Yeni yapılanma, geçmişteki merkeziyetçi bürokratik sistemlere göre daha dinamik ve değişime açıktır. Mevcut kamu kurumlarının mali, idari ve hukuki yapıları stratejik yönetime uygun değildir. Sadece yasal ve kurumsal düzenlemeyle işleyen mekanizmaların stratejik yönetilmesi zordur. Anglo-Sakson kültüründen ilham alan stratejik yönetim anlayışı, Weber’in merkeziyetçi bürokrasi teorisine göre işleyen yapısına uygun değildir. Kurum yapısı ile stratejik yönetim şekli, kurumun büyüklüğü, içinde bulunduğu çevre, önceki yönetim şekli gibi unsurlarla uyumlu olmalıdır.

Diğer Çevre Sorunları

     Gürültü, günlük yaşam içerisinde birçok kaynağı olabilen ve kaçınılmaz, önlenemez şeklinde iki sınıfa ayrılan çevre sorunudur. Katı atıklar ise sahibinin artık istemediği, toplanarak bertaraf edilmesi gereken katı şeylerdir. Radyoaktif kirlilik, insanoğlunun ihtiyaç duyduğu yüksek enerjiyi nükleer enerjiden karşılamasının bir sonucudur. Ormanların tahribi, dünyadaki en küçük virüs ve bakterilerden en büyük bitki ve hayvanları içeren biyolojik çeşitliliğin yok oluşu ve GDO diğer çevre sorunlarıdır.